Genel Bakış

Teknoloji şirketleri için bulut genişlemesi artık bir tercih değil, kapasite ve çeviklik gereksinimi. Ancak araştırmalar geçişin en zayıf halkasını tutarlı biçimde işaret ediyor: Gartner'ın öngörüsüne göre bulut güvenlik hatalarının %99'u sağlayıcıdan değil müşteri yapılandırmasından kaynaklanıyor ve kurumların büyük çoğunluğu birden fazla ortamı aynı anda yönetiyor.[1]

Bu kurumsal teknoloji şirketi, veri merkezinde TR7 platformu üzerinde olgun bir güvenlik ve teslimat katmanı işletiyordu: ince ayarlı WAF kuralları, uygulamalara özel istisna listeleri, yük dengeleme ve SSL/TLS profilleri. Büyüme planı, yeni iş yüklerinin Azure'da açılmasını ve bazı mevcut hizmetlerin kademeli olarak buluta taşınmasını öngörüyordu.

Kritik soru şuydu: bulut tarafında yerleşik hizmetlerle ayrı bir güvenlik yığını mı kurulacak, yoksa mevcut koruma katmanı buluta mı taşınacak? İlk seçenek, yıllara yayılmış kural birikiminin başka bir motora "yaklaşık olarak" çevrilmesi ve iki ortam arasında kalıcı politika sapması riski demekti.[2]

Zorluk

Kural Çevirisi Riski

Yıllardır olgunlaştırılan WAF kural seti, farklı bir bulut WAF motoruna birebir çevrilemiyordu; her çeviri farkı ya yanlış engelleme ya da koruma boşluğu riski taşıyordu.

Çift Denetim Kanıtı

İki farklı güvenlik ürünü, uyumluluk denetimlerinde aynı korumanın iki ayrı biçimde kanıtlanmasını gerektirecekti; denetim hazırlık yükü katlanacaktı.

İkinci Araç Öğrenme Yükü

Güvenlik ve altyapı ekipleri, bulut tarafı için ayrı bir ürünün yapılandırma dilini, istisna sürecini ve sorun giderme akışını öğrenmek zorunda kalacaktı.

Zaman Baskısı

Bulut genişleme takvimi iş birimlerince belirlenmişti; güvenlik katmanının kurulumu proje takvimini geciktirmemeliydi.

Çözüm

Azure Marketplace Dağıtımı

TR7 sanal platformu Azure Marketplace üzerinden doğrudan şirketin aboneliğinde dağıtıldı; hub VNet'in ucunda tüm gelen trafiğin tek giriş noktası olarak konumlandı.

Politikaların İçe Aktarılması

Mevcut WAF kuralları, istisna listeleri, SSL/TLS profilleri ve yük dengeleme yapılandırması kural çevirisi olmadan Azure örneğine aktarıldı.

GTM ile Hibrit Trafik Dağıtımı

Kullanıcı trafiği, veri merkezi ve Azure ayakları arasında sağlık ve gecikme temelli olarak yönlendirildi; geçiş kademeli ve geri dönülebilir biçimde ilerledi.

Tek Panelden Yönetim

On-prem ve Azure'daki TR7 örnekleri tek yönetim düzleminde birleştirildi; loglar, metrikler ve olay kayıtları tek yerde toplandı.

Sonuçlar

Geçiş, güvenlik duruşundan ödün vermeden ve proje takvimini geciktirmeden tamamlandı:

Sıfır
Kural Yeniden Yazımı

Mevcut WAF ve teslimat politikaları Azure'da aynen çalıştı

Korundu
Güvenlik Duruşu

Geçiş boyunca iki ortamda aynı koruma seviyesi

Tek
Yönetim Düzlemi

İki ortam, tek panel, tek denetim kanıt seti

Hızlandı
Canlıya Alma

Marketplace dağıtımıyla güvenlik katmanı proje takvimini geciktirmedi

Trend: Kurumlar Buluta Kendi Güvenlik Katmanını Getiriyor

Bulut genişlemesinde yerleşik hizmetlerle sıfırdan başlamak, olgun kural birikimini terk etmek anlamına gelir. Giderek daha fazla kurum, veri merkezinde kanıtlanmış ADC ve WAF platformunu bulut pazaryerleri üzerinden buluta taşıyor: aynı motor, aynı politika, tek yönetim. Bu yaklaşım, hibrit dönemin en maliyetli sorunu olan politika sapmasını yapısal olarak ortadan kaldırıyor.

Müşteri referansları, nitelikli kuruluşların talebi üzerine sunulmaktadır.

Bulut Genişlemenizi Güvenlik Regresyonu Olmadan Planlayın

Azure'a geçişte mevcut koruma ve teslimat politikalarınızı yeniden kurmak zorunda değilsiniz. TR7'nin Azure Marketplace dağıtımının hibrit mimarinizde nasıl çalışacağını görmek için ekibimizle görüşün.

Müşteri referansları, nitelikli kuruluşların talebi üzerine sunulmaktadır.

Demo Talep Et